BİLGELİK 19 - Deuterokanonik Kitaplar (Apokrifler)(TRDEU)

Kızıldeniz

1Ama yasayı tanımayanlar sonuna dek acımasız bir öfkeye kapılmışlardı,

Çünkü Tanrı ne yapacaklarını önceden biliyordu.

2Onlar ilk önce Tanrı'nın ulusunun gitmesini önleyememişlerdi,

Bu gidişi çabuklaştırmışlardı,

Ama sonra düşüncelerini değiştirip bu ulusu izlemişlerdi.

3Gerçekten yasayı tanımayanlar yas tutup dinsel törenler yapıyor,

Ölülerinin mezarlarında ağlıyorlardı.

Ama akıllarında çılgınca yeni bir plan tasarladılar,

Gitmesi için yalvardıkları ulusu

Kaçakmış gibi izlemeye koyuldular.

4Onlara yaraşır bir yazgı böyle davranmalarına neden oldu

Ve önceden olup bitenleri onlara unutturdu,

Böylece çektikleri tüm acılara önemli bir ceza eklenmiş oldu.

5Senin ulusun doğaüstü bir yolculuk yaparken,

Onlar olağanüstü bir ölümle karşılaştılar.

İsrail için Doğaya Yeniden Biçim Verildi

6Çünkü çocuklarını tüm kötülüklerden korumak için

Buyruklarını yerine getiren tüm evrene,

Doğaya bu kez yeniden biçim verildi.

7Bulut kamp kurulan yeri gölgeliyordu,

Eskiden su olan yerde kuru toprak oluşmuştu,

Kızıldeniz engellenmeyen bir yol durumuna gelmişti,

Fırtınalı deniz artık yeşil bir ovaydı.

8Senin elinde korunan ulusun tümü

Şaşırtıcı doğaüstü olaylara gözünü dikip baktı ve karşı tarafa geçti.

9Çayırda otlayan atlar gibiydiler, kuzular gibi sıçrıyorlardı,

Onları kurtaran Tanrı'ya şükrediyorlardı.

10Kendileri sürgündeyken süre gelen olayları

Şimdiye dek anımsıyorlardı,

Toprakta hayvanlar yaşamıyordu, yalnızca sivrisinekler vardı,

Irmak, balık değil de sayısız kurbağa boşaltmıştı.

11Ardından açlık duygusunun dürtüsüyle,

Lezzetli besin istedikleri zaman,

Kuşların yeni bir yöntemle doğduğunu gördüler,

12Onları doyurmak için denizden bıldırcınlar geldi.

Mısır ve Sodom

13Ancak, cezalar suçluların üzerine yağmur gibi yağdı,

Güçlü gök gürlemesi onları önceden uyarmıştı.

İşledikleri suçlar için haklı olarak acı çektiler,

Çünkü yabancılara karşı güçlü bir tiksinti göstermişlerdi.

14Ötekiler tanımadıkları kişileri iyi karşılamamışlardı,

Ama onlar konukları ve onlara iyilik eden kişileri tutsak ettiler.

15Üstelik ötekiler –bu da övülmeye değer–

Yabancılara karşı başından beri düşmanca davranmışlardı.

16Onlara gelince, ulusunu şölenlerle karşıladılar,

Ona kendileriyle eşit haklar tanıdılar,

Ardından ulusunu zorla çalıştırdılar.

17Böylece onların hepsi kör oldu.

Erdemli kişinin kapısında tıpkı ötekilerin durumu gibi oldu.

O süre içinde çevrelerini zifiri bir karanlık kaplayınca,

Tümü birer birer el yordamı ile kendi kapılarını arayıp buldular.

Çıkışta Doğa Yeniden Biçimlendi

18Böylece öğeler niteliklerini değiş tokuş ettiler,

Tıpkı bir arp üzerinde notaların ritim değiştirmesi gibi.

Ama bu süreç içinde ses rengini koruyarak

Olayları irdelersek bu durum açıkça görülür.

19Toprakta yaşayan yaratıklar suda yaşar oldu,

Suda yüzen yaratıklar toprakta oluştu.

20Ateşin özelliği suda arttı,

Su da ateşi söndürme yeteneğini yitirdi.

21Öte yandan alevler, ateşe dalmaya cesaret eden

En zayıf hayvanların etini kavurmadı,

Alevler o güzel besini de eritmedi,

Oysa o besin kırağı gibi kolayca erirdi.

22Evet, Rabbim, tüm ulusunu olağanüstü ve görkemli yarattın,

Kesinlikle onu değersiz saymadın,

Türlü durumlarda ve sürekli olarak ulusuna destek oldun.

Blog
About Us
Message
Site Map

Who We AreWhat We EelieveWhat We Do

Terms of UsePrivacy Notice

2025 by iamachristian.org,Inc All rights reserved.

Home
Gospel
Question
Blog
Help